23 Ekim 2009 Cuma

°



el magrib.

butun elleriyle saclarimi rastaya buruyor. butun dudaklariyla opuyor beni ve siliyor goz yaslarimi usulca..

bu illerde zaman yok..
bu illerde aman yok..

12 Eylül 2009 Cumartesi

tahta ev oykusu



tekrar, avusturya`da bir koye hapsetmisken kendimizi guzelce, hem de bir suru cicek bocek canak comlek arasina.
ispanya`ya acilan kapilari bir anda tepip, avrupa`nin ortasinda kalmis olmama ragmen gayet mutluyum, evet, plan dedigin bozulmak icin yok mu zaten?
alti ustu guzelce yasiyoruz hakkaten, hem internet de var bu sefer,
tahtadan bir ev, bir suru cocuk.

bugun yine sessizlik gunum. ama bu sefer guzel. bu sefer guzel cunku birbirimizi kirip doksek de her gun binlerce kez, alistik sayilir.
ama komik ki, arada bir yine eski sevdalari dusunmuyor degil insan. niye? belki gecen yil su vakitler, henuz saclarim uzunken... (saka yaptim, tamam)

kimbilir ki, avusturya´nin ortasinda yasamaya baslayacagimizi, cop karistirip yemek bulup, muzik yaparak sehir gezecegimizi.
olesiye kahkahalar atmak vakti simdi. aylardan mayis olmasa da, her daim sevisme vakti hem. alnimizda gunes pareleri, cimenlere yaziyoruz oykuleri bu sefer. adini uc kereden sonra ogrendigimiz dostlar, ama hep birlikte halil cibran okudugumuz; onumden siyah bir tavsan geciyor simdi, yatmadan evvel trip aleminde gezinsem de, demek ki alice hali gecti bunyeden..

vesselam, evliya celebi´den hezarfen´e, bin ilim gordum alemde de, asktan otesini bilmedim.


bin selam ve allah yola umut eke !


giz.
12eylulfalan.

08 Eylül 2009 Salı

haber !

.


mutrib magrip illerinde
!

bin selam olsun herkese

21 Temmuz 2009 Salı

dilimdeki haiku: gitmek diyorum, / gitmek. en uzak / şehirlere.


gidiyoruz.


bazen öylesine hani, bir nevi kafa dinlemece oyunu, ah bilmeyiz ki kaçmaya çalıştığımız bazen sadece kendi kafamız, gitsek de oradan oraya: sürükleniyoruz hep birlikte. hep birlikte ve toplaya toplaya, dura demlene, yavaş yavaş. acılar yok olur yolda. yol: her derde deva. sonunda yine gitmek de olsa, yahut kalmak en gizli köşede. kalmak, bu yolun bir köşesinde. bilirim, zor oluyor terk etmeler. terk etmeler zor ammavelakin bir defa döktün mü gözyaşını tren peşinden, müstehak tüm gitmekler, adına ne koyarsan koy; bir doğu makamıdır bizde. ah biz ! yolunu aşkla kaybetmiş şarklı cankiler.. dolanıp duruyoruz denizlerden içeri, tutturmuşuz bir haiku dilimizde. ve dinimiz doğa'ya bürünürken, akıl defterine sadece yapraklar yazılıyor. bir de türküler, öpmelerden ziyade.

çırılçıplağız biz bu ahvalde. çırılçıplak ve suyla ıslanmış güzel bedenlerimiz. yanaşıyoruz birbirimize ağaçlar misali, bir kuş çıkıyor ağzımızdan. çarpa çarpa kalbimize kanadı kırmızıya bürümüş. yaşıyoruz. hem de ne yaşamak ! inadına evde durana, inadına oturana. biz, şarklı cankiler. bir çingene misali ölüyoruz evde durdukça. sırf ondandır ki durmaz bu tekerlekler, bu nefes es verene değin, velhasıl bu kelamlar aşkla yürür, aşka bürür dillendiğimiz şehirlerde..

giz
11temmuz09.ist.

10 Temmuz 2009 Cuma

yol mutribi.

bin selam !

çok uzun ve çok uzayacak bir yolculuktan söz etmek isterdim size ama bir aydan sonra ilk kez çatısı olan bir yerdeyim, elim ayağım titriyor ve kalabalığa karışamıyorum.

biraz sessiz kalmak hepimizin hakkı değil mi ki?

biraz müzik dinlemek, yeni şeyler öğrenmek, yeni insanlar tanımak.. birazcık da mutrib'in hakkı hani ki, ondandır şu an hiçbir köşeye sığamamamız.

şimdi bütün dualarımız Jah'a, Pacha Mama'ya ve dahi Doğa Ana'ya. ahvalimin en yüce yolculuğuna hazırlanırken bin selam hepinize, güzel yüzlü dostlar, ay yüzlü çocuklar selam olsun size..

buralarda bir yerlerdeyim, oralarda bir yerlerdeyim, mutlak surette yüzüm göğe dönüktür, saman üstünde uyuyorumdur belki, belki çıplak ayakla yollar aşıyorumdur, kimbilir..

giz.


*jah, you're giving me everything i need to be free in this reality vohooo, in this reality..

16 Haziran 2009 Salı

bandista !



inatla direniyor.
inatla direniyor olan bitene.

bir karanfil yere düşmüş. göğsüm kanıyor. karanfil yerle bir. karanfil memelerim. vurulmuş yatıyorum. her yanımdan fışkırıyor müzik. her yanım dost kokuyor.

ah ben sizi ne çok severim. ah yollar uzun ve siz bana sevgili, bana baba, bana dost; bana şimdi tüm direniş türküleri, reddetmekler, havaya kaldırdığımız yumruklar, şimdi güzelce gediğine sokulmuş laflar ve Ulus Baker.
ben bütün gerillaları, bütün hakkını almamış yerlileri, bütün motosikletli Latinleri, yüzü berelileri, yüreğindeki sözle tüm silahlara karşı durmuş herkesi… ben herkesi gördüm bu yollarda, bir dost sofrası ki oturduğumuz, Halil İbrahim bile karşımızda. bizim sözlerimizde süngüler, seslerimizde imanlar var. Pedro, kalk ayağa ! bugün bütün ölüler umut kokuyor !

bir barışarock gecesi, sahnede İspanyol anarşistler ve kara kızıl bayraklar inatla dalgalanırken görüyorum olan biteni. henüz yaşım küçük, henüz boyum kısa. sahneye çıkıyorlar, şarkılara eşlik ediyorlar, bayraklar sallanıyor, görüyorum, geliyorlar !

bütün türkülerimizle. tüm inancımız, birikmişliğimizle. bütün gözlerimizden yaşlar akıyor, biber gazı yutmuşuz, dayak yiyoruz, bütün sırtlarımız coptan mosmor.
lakin bir güneş ki, tüm gözlerimiz kamaşmış.

şimdi bütün saçlarına dost örükleri kattığım bir adam ki, en çok o biliyor çocukluk düşlerimi, sırf o yüzden belki en güzel hep o sarılıyor; diğeri, bütün elleriyle yüceler yücesi çingene halimizi çıkarıveriyor insan içine, o ki ateş hırsızı, çakmağı yok çakmaya: lakin bir ateş ki sofraya düşürdüğü, tüm gönüllerimiz yanmada ! bir öteki, dünyanın en güzel gülüşü, bak bu güzelliğe bakıp bakıp devrimin adını senden koyarız. bir kadın görüyorum, aralarda bir yerde, duruşuyla bile bütün dostluğumuz, kadınlığımız. bizden selam eksik olmaz ona. kim var kim yok, bakıyorum, doğuştan kafası iyi adam, en iyi sen biliyorsun, -bir de Marcos- devrim dansla geliyor, sen söyle biz hep oynamada !

uyandırma, uyandırma. bu öyle bir düş ki, gökteki yıldızlar aynı anda ateşler yakmada, Latin Amerika dağlarında, Paris gettolarında, Atina sokaklarında !

giz.13hazirangecesi.

08 Haziran 2009 Pazartesi

:

.

sonra bütün ellerini kaldırıp göğe, bağırdı:

- ya basta ! ya basta ! artık yeter !






.

03 Haziran 2009 Çarşamba

mütrüp üç geliyor!



bin selam,
mütrüp üç hızla geliyormuş, öyle diyorlar.

bahar gelmiş, giz'in midesinde yeniden kelebekler uçuşmaya başlamış, zira aşk varmış, birileri gelip ötekiler gitse de, arada bir terk de olsak, terk de etsek, olmuyormuş, yine en dibe kadar yaşamaca oyunu oynarmışız, yine her zerremiz müzikle raks edermiş. bize ne mutlu, ah bize ne mutlu.

mütrüp üç yaz sancısıyla geliyormuş, öyle diyorlar.
bu hikayede, giz'i yalnız bırakmayan bay perşembe, emre sert ve zozan gemilerördü'ye; müzikleriyle ilham getiren bandista ve iya waves'a; acıları için izmir'deki makamlara, güzellikleri için istanbul'da çingene niyetine müzik yapan adamlara, eve iki gün önce gelen kedi nesta'ya, ve tüm güzellere, benim güzel dostlarıma, sırf yüz yüze bakıyoruz, sırf kalpten birbirimizi seviyoruz diye selamlarını esirgemeyen herkese !

selam olsun,
aşk olsun.
giz*

24 Mayıs 2009 Pazar

sen kuş olur gidersin bir trenle.



uzun bir geçmişimiz var
hiç yorulmadan
en azından bir kere
eğlenceli beşik

ha biz varız
ha biz maskeli balo
saygıya durup üstün bir gecede
bir sır payı katlayıp
sade bir kahveden
keyifsiz bir detayın hükmüyle
ha biz yokuz
ha biz seferde

ya bu kez ölenleri görmeliysek
ya sen kuş olup gitmeliysen bir trenle

parka dolalım
park bizi alır önce
seyrimizden bir sabah kazanır
eğri fakat daha çok eğrilmez bir şoförle
sayısız rampaya katlanır
ya güneşten daha zengin
sofraya diz çökeriz
ya sen kuş olup gitmeliysen bir trenle

oysa sergimize kuşlar gelir uzanır.

cahit zarifoğlu. zencidervişakşamakşamkafamızatükürüriken.

şimdi oralarda bir adam var, ona yakında aşık olacağım.

19 Mayıs 2009 Salı

red !

bin selam !

tarih 16 mayıs 2009.

harbiye ordu evi önü.
hep birlikte, askere gitmeyi meşru kılan herşeye karşı durduğumuz bir sürü dost.
bodoslama bir açıklama ve ilgilenene giz'in vicdani reddi.


"reddimdir.

tüm dünya halkları ve savaş çocukları adına reddediyorum.
bütün gördüklerimize tüm halklar şahittir ve fakat çoğu savaş yüzünden yerin zifirinde olduklarından şehadetleri meçhuldür.

reddediyorum.
bana kadınsın ve askere gitmeyeceksin, o halde niye reddediyorsun, diyorlar. reddediyorum, çünkü ben askere giden dostlarımla, kardeşlerimle askere gidiyorum. ben askere gitmeyi reddettiği için dövülen dostlarımla dövülüyor, öldürülüyorum.

reddediyorum.
nene hatun, gülsüm ve ömer seyfettin masallarıyla büyütülmeyi, esvabımdan dolayı ötelenmeyi, düşüncemden dolayı sevilmemeyi, kadın olduğum için ezilmeyi, askerliği, ölmeyi, öldürmeyi reddediyorum.

kurşunlarla misket oynayan çocuklar olmasını reddediyorum. savaşmayı, esir olmayı, herhangi bir savaş anında, liderlerin çıkarları uğruna elime silah almayı reddediyorum.

hakimler hakimi allah adına.
ben, bundan böyle allah'tan başka hakim bilmiyorum.

giz."