10 Temmuz 2009 Cuma

yol mutribi.

bin selam !

çok uzun ve çok uzayacak bir yolculuktan söz etmek isterdim size ama bir aydan sonra ilk kez çatısı olan bir yerdeyim, elim ayağım titriyor ve kalabalığa karışamıyorum.

biraz sessiz kalmak hepimizin hakkı değil mi ki?

biraz müzik dinlemek, yeni şeyler öğrenmek, yeni insanlar tanımak.. birazcık da mutrib'in hakkı hani ki, ondandır şu an hiçbir köşeye sığamamamız.

şimdi bütün dualarımız Jah'a, Pacha Mama'ya ve dahi Doğa Ana'ya. ahvalimin en yüce yolculuğuna hazırlanırken bin selam hepinize, güzel yüzlü dostlar, ay yüzlü çocuklar selam olsun size..

buralarda bir yerlerdeyim, oralarda bir yerlerdeyim, mutlak surette yüzüm göğe dönüktür, saman üstünde uyuyorumdur belki, belki çıplak ayakla yollar aşıyorumdur, kimbilir..

giz.


*jah, you're giving me everything i need to be free in this reality vohooo, in this reality..

16 Haziran 2009 Salı

bandista !



inatla direniyor.
inatla direniyor olan bitene.

bir karanfil yere düşmüş. göğsüm kanıyor. karanfil yerle bir. karanfil memelerim. vurulmuş yatıyorum. her yanımdan fışkırıyor müzik. her yanım dost kokuyor.

ah ben sizi ne çok severim. ah yollar uzun ve siz bana sevgili, bana baba, bana dost; bana şimdi tüm direniş türküleri, reddetmekler, havaya kaldırdığımız yumruklar, şimdi güzelce gediğine sokulmuş laflar ve Ulus Baker.
ben bütün gerillaları, bütün hakkını almamış yerlileri, bütün motosikletli Latinleri, yüzü berelileri, yüreğindeki sözle tüm silahlara karşı durmuş herkesi… ben herkesi gördüm bu yollarda, bir dost sofrası ki oturduğumuz, Halil İbrahim bile karşımızda. bizim sözlerimizde süngüler, seslerimizde imanlar var. Pedro, kalk ayağa ! bugün bütün ölüler umut kokuyor !

bir barışarock gecesi, sahnede İspanyol anarşistler ve kara kızıl bayraklar inatla dalgalanırken görüyorum olan biteni. henüz yaşım küçük, henüz boyum kısa. sahneye çıkıyorlar, şarkılara eşlik ediyorlar, bayraklar sallanıyor, görüyorum, geliyorlar !

bütün türkülerimizle. tüm inancımız, birikmişliğimizle. bütün gözlerimizden yaşlar akıyor, biber gazı yutmuşuz, dayak yiyoruz, bütün sırtlarımız coptan mosmor.
lakin bir güneş ki, tüm gözlerimiz kamaşmış.

şimdi bütün saçlarına dost örükleri kattığım bir adam ki, en çok o biliyor çocukluk düşlerimi, sırf o yüzden belki en güzel hep o sarılıyor; diğeri, bütün elleriyle yüceler yücesi çingene halimizi çıkarıveriyor insan içine, o ki ateş hırsızı, çakmağı yok çakmaya: lakin bir ateş ki sofraya düşürdüğü, tüm gönüllerimiz yanmada ! bir öteki, dünyanın en güzel gülüşü, bak bu güzelliğe bakıp bakıp devrimin adını senden koyarız. bir kadın görüyorum, aralarda bir yerde, duruşuyla bile bütün dostluğumuz, kadınlığımız. bizden selam eksik olmaz ona. kim var kim yok, bakıyorum, doğuştan kafası iyi adam, en iyi sen biliyorsun, -bir de Marcos- devrim dansla geliyor, sen söyle biz hep oynamada !

uyandırma, uyandırma. bu öyle bir düş ki, gökteki yıldızlar aynı anda ateşler yakmada, Latin Amerika dağlarında, Paris gettolarında, Atina sokaklarında !

giz.13hazirangecesi.

08 Haziran 2009 Pazartesi

:

.

sonra bütün ellerini kaldırıp göğe, bağırdı:

- ya basta ! ya basta ! artık yeter !






.

03 Haziran 2009 Çarşamba

mütrüp üç geliyor!



bin selam,
mütrüp üç hızla geliyormuş, öyle diyorlar.

bahar gelmiş, giz'in midesinde yeniden kelebekler uçuşmaya başlamış, zira aşk varmış, birileri gelip ötekiler gitse de, arada bir terk de olsak, terk de etsek, olmuyormuş, yine en dibe kadar yaşamaca oyunu oynarmışız, yine her zerremiz müzikle raks edermiş. bize ne mutlu, ah bize ne mutlu.

mütrüp üç yaz sancısıyla geliyormuş, öyle diyorlar.
bu hikayede, giz'i yalnız bırakmayan bay perşembe, emre sert ve zozan gemilerördü'ye; müzikleriyle ilham getiren bandista ve iya waves'a; acıları için izmir'deki makamlara, güzellikleri için istanbul'da çingene niyetine müzik yapan adamlara, eve iki gün önce gelen kedi nesta'ya, ve tüm güzellere, benim güzel dostlarıma, sırf yüz yüze bakıyoruz, sırf kalpten birbirimizi seviyoruz diye selamlarını esirgemeyen herkese !

selam olsun,
aşk olsun.
giz*

24 Mayıs 2009 Pazar

sen kuş olur gidersin bir trenle.



uzun bir geçmişimiz var
hiç yorulmadan
en azından bir kere
eğlenceli beşik

ha biz varız
ha biz maskeli balo
saygıya durup üstün bir gecede
bir sır payı katlayıp
sade bir kahveden
keyifsiz bir detayın hükmüyle
ha biz yokuz
ha biz seferde

ya bu kez ölenleri görmeliysek
ya sen kuş olup gitmeliysen bir trenle

parka dolalım
park bizi alır önce
seyrimizden bir sabah kazanır
eğri fakat daha çok eğrilmez bir şoförle
sayısız rampaya katlanır
ya güneşten daha zengin
sofraya diz çökeriz
ya sen kuş olup gitmeliysen bir trenle

oysa sergimize kuşlar gelir uzanır.

cahit zarifoğlu. zencidervişakşamakşamkafamızatükürüriken.

şimdi oralarda bir adam var, ona yakında aşık olacağım.

19 Mayıs 2009 Salı

red !

bin selam !

tarih 16 mayıs 2009.

harbiye ordu evi önü.
hep birlikte, askere gitmeyi meşru kılan herşeye karşı durduğumuz bir sürü dost.
bodoslama bir açıklama ve ilgilenene giz'in vicdani reddi.


"reddimdir.

tüm dünya halkları ve savaş çocukları adına reddediyorum.
bütün gördüklerimize tüm halklar şahittir ve fakat çoğu savaş yüzünden yerin zifirinde olduklarından şehadetleri meçhuldür.

reddediyorum.
bana kadınsın ve askere gitmeyeceksin, o halde niye reddediyorsun, diyorlar. reddediyorum, çünkü ben askere giden dostlarımla, kardeşlerimle askere gidiyorum. ben askere gitmeyi reddettiği için dövülen dostlarımla dövülüyor, öldürülüyorum.

reddediyorum.
nene hatun, gülsüm ve ömer seyfettin masallarıyla büyütülmeyi, esvabımdan dolayı ötelenmeyi, düşüncemden dolayı sevilmemeyi, kadın olduğum için ezilmeyi, askerliği, ölmeyi, öldürmeyi reddediyorum.

kurşunlarla misket oynayan çocuklar olmasını reddediyorum. savaşmayı, esir olmayı, herhangi bir savaş anında, liderlerin çıkarları uğruna elime silah almayı reddediyorum.

hakimler hakimi allah adına.
ben, bundan böyle allah'tan başka hakim bilmiyorum.

giz."

03 Mayıs 2009 Pazar

Bandista: anlatılan senin hikayendir

"BANDİSTA - De te Fabula Narratur

Armağanımızdır!

Dünyayı değiştirmek mümkün; çığlıklarla, terle, mağlubiyetlerden süzülen demle, sözle, eylemle, müzikle; tezlikle elzem ve nikbin tebessümümüzle, dansımızla, devrimimizle, devasa MÜMKÜN!!!

Armanığımızdır yıldıza, mayısa, kara-kızıl bayraklara, yumruğa, doğacak güneşe, unutmadık inandık bulanmadık bilendik diyenlere, bilenlere ve bilmeyenlere, mor giyenlere, sarı sepya hüzünlere, kahrı çekenlere, tahtı devirenlere, işçilere, işsizlere, mülksüzlere, düşmüşlere, düş kuranlara, yek duranlara, pek çok, hem de pek çok olanlara, sizlere, kardeşlerimize.

Bandista - De Te Fabula Narratur albümü 1 Mayıs sabahı 1 Mayıs alanında, www.tayfabandista.org adresinde ve bir marşın söylenmesi gerektiği her an, her yerde.

çünkü anlatılan bizim hikâyemizdir...

Bandista bir aralık, bu darlık bu basmakalıp, bu ayık kafayla esrik taklitleri, bu aramızda yaşayan katilleri teşhir etmek gerek dedi evde uyuklarken. Uyanmak gerek dedi önce kendi kendine, evde bir gitar çaldı manuş, klarnet aktı meyanlı, kaydırmalı, akordeon zaten doldurmuştu köşe bucak, vurmalılar hazırdı "marş"a, başladı ev'in hikâyesi, varyetesi söküp söküp yapmanın. Bandista evi şenlik kıyamet bir eylem bandosu şimdi ses vermekte ska, balkan, vertov, reggae, eşitlik, özgürlük, cango, votka, adalet, kökler sularından...

Bandista evinde geceler gündüz gündüzler denktir geceye, bu evde güneş batsa da dinlenir ev hece heceye. Bu evin odaları geniş uzun dar hayal; bu evde mebzul miktar kapılar kilitsiz gıcırdar. Bu evde koridorlar, sokaklar ve meydanlar, sahneler salonlar dansla sesle hınçla çığlıklar... Bu ev bir dağ başında bir gettoda ya da down-town'da, bu ev dev bir karavan bu evi bulur arayan. Bu evin sakinleri kara kızıl mor renkleri, yeşil sarı turunç ve nar, bu ev binbir bedenle var. Bu ev döker alınteri, bu ev rahim yangın yeri; söndürür kandilleri nice esrik sever evi. Bu evde geçmiş hüzünle değil hüsnü kabulle, bu evde gelecek yokla değil beklenir telaşla. Bu ev tenha bu ev dar-maduman kanma yalan, gözyaşları ağıtlar destanlar epik tasalar, bu evde yasalar değil ses verir yoldaş maison'lar! "

ya normal şartlarda ben kesin buraya birşeyler eklerdim ama bu öykü, bu hikaye, bu rivayet öylesine güzel ki, üstüne kalem kalkmaz.

selam olsun dost bandista'ya ! 1 mayıs'ta biber gazından gözleri yaşarana !

albümü şuradan buluyoruz:
http://www.tayfabandista.org

http://www.myspace.com/bandistaz

24 Nisan 2009 Cuma

,

,




ben ne kadar kadındım
ve o ne kadar erkek.





,

03 Nisan 2009 Cuma

stenbole ağıdı

bir yerde oturuyordum evvel. sonra başka bir yerde. hiçbir yer birbirinin aynı değil, ama ben geldim mi aynılaşıyor her yer ve aynalaşıyor. kırmak bütün camları sessizlik ile, bu şehir bize bu hakkı veriyor. stenbole, bin minaresiyle susturuyor bütün kelimeleri ve şimdi varsa yoksa sükunet bu rahatsızlığın içinde, varsa yoksa muhabbet bu sakinliğin içinde. sus stenbole, sus. herkes iki yaş atlıyor bir doğum gününde; ve herkesin bir adımı iki sayılıyor. durmak yok, koşturmaca farz; bu iklim bizi içine almaz yoksa, içine almaz. nereye kaybolmalı, nereye saklanmalı; nerden bulmalı omzuna baş koyacak güzeli, nereye saklamalı. ah yarlarımız nerde stenbole, düşünü görüp yolunu beklediğimiz ve yollarında dillendirdiğimiz yarlarımız. ah kanıyor yaralarımız stenbole. elini çekme tenimden, kanıyor dört bir yanlarım ve saçlarım bileklik niyetine dolanıyor adamlarıma. stenbole, dur biraz, muhabbetin yaradır bana. dur biraz, bırak sakinliğin ayaklarımıza tezahür etsin, sallanalım bir santur müziğiyle. dur biraz, dinle uzaklardan gelen çocukları. stenbole, git yanımdan, git yöremden. ayaklarım sallanıyor ve bir kukla oluyor bedenim bu kendini bilmez hallerden. git stenbole, yollarımız teğet bile durmasın ne evvel, ne sonra bu vakitten.

25 Mart 2009 Çarşamba

eski şehrin toplaması



bin selam !
aşk, newroz niyetine suretinize dolsun.

sessizliğimi müzik sayesinde balla kesip, size bu soğuk ve gri kente nasıl bahar getirdiğimi anlatacağım.
tabi ki arada bir ellerimden kayıp gidiyor herşey. ama zoz'a sordum, diyor ki; gittikleri gibi dönerler. bahar bir bekleme halidir, yazı, yolu, hali, ahvali. bütün surete yeni renkler doldurmayı bekleme halidir.

öyleyse newroz vursun güneş niyetine saçlarınıza ve bin ışık gelsin zihninize kelam niyetine.


1.rast beste - neyzen tevfik
2.nothing without you (tery bina) - nusrat fateh ali khan
3.diaraby - ali farka touré
4.igzas - zuğaşi berepe
5.oy benum sevduceğum - erkan oğur & ismail hakkı demircioğlu
6.solom alejxem - budapest klezmer band
7.korean dogwood - devendra banhart
8.el hrig - hoba hoba spirit
9. yeh jo halka saroor hae - jeff buckley
10. yeniden - kara güneş
11. anvean - dembedem
12. kimse bilmez - mehmet güreli


İndirmekler:http://www.mediafire.com/download.php?zdkztjum2dn