20 Ocak 2009 Salı

sor

çok sıkı bir soru:
"bir saat sonra öleceğini söyleseler ne yapardın?"


acaba?

9 yorum:

Enis Diker dedi ki...

Çok yakınlara Allahısmarladık der bulabilirsem bir ağaç altında dinlenirdim herhalde

evren dedi ki...

dua ederim af dilerim. üzdüğümü düşündüğüm insanları arar özür dilerim. Sonra anneme giderim onu öperim ölene kadar.

Adsız dedi ki...

annemle, ablamın ellerini öper,
birde ufak açıp, beklerim.

Neslihan dedi ki...

Uyurum.

laptü dedi ki...

uyanırım.

b'locked dedi ki...

gülümser
mutlu olur
sadece tek birşeyi anlayabilmek için sürekli daha fazlasını isteyecek nefsime
ve
gayet iyi anladığı ama bildiğini çaktırmadığı şeyi kabulü için idrakime
biçilmiş sürenin kısaltılarak şeb-i aruzumun öne alınmasından dolayı kendimi şanslı hisseder
bunun dışında son kez irish cream coffe latte içer soyalı fıstık yer sevdiklerimin gözlerinin içinden kalplerine bakar temizlenir
annemi beni doğurduğu ve bana öğrettiği için bir kaç kez dönüp dönüp kutlar
ve liseden beri yaptığım espri gerçekleşsin diye Kadıköy'e doğru giderim

zenciderviş dedi ki...

bir saat sonra öleceği bildirilecek 'kadar' bir insan olsaydım, zaten böyle bir ulak'ın gelişi, yemek yemek, mektup yazmak, dua etmek gibi doğal birşey olurdu. 'ilginç', 'ekstra', 'farklı' bir şey olmazdı, bana gaibin haber edilişi. hani olmaz ya, şimdi bu hâl'ime böyle bir ulak ulaşsa, utancımdan dibine geçecek kuyu arardım, çukurlardan uzak dururdum, şiir yazardım, bir ayıp daha olsun için! belki.

Adsız dedi ki...

ya sana varmak ya bana varman
ya bana gitmeden yanıma kalman
yasını tutmasam, yaşına varsam
karanlık doğmadan, ışığa kalsam
hayal hiç ölçülmez, ne boyu ne de eni
kaya kürür, gönül yakar hep, koru benim
hayata seninle dayanırım her nefes diken
diken ne derttir gülüm, canın sağ olsun da senin
aşkın yok nispeti, bir anda bağlanır kısmetin
her düğüm çözülür, çek hasreti
havadaki kasvet birazcık benden
karadaki ben değil, havadaki bazen
uçan bir kuş, bazen kaybolan bir kumum
koskoca alemde yalnız bir kulum
kolkola gezmek her can ile suç mu
tamam o zaman, benim bu alemde en suçlu

baktım göğe masmavi, bastığım yer hâki
gördüğüm diyar çok, görmediğimse gani gani
nefes alıp veren bu can da çaresiz kalınca
özlemim büyük, yolum uzun, ben de bir karınca
yanan gönül akan suda, o yolun en sonunda
dostum bende solur, eğer dostum benle kalırsa
dostun senle yaşar, dostun eğer senle ölürse
bir çiçek olup açar belki tekrardan doğunca
her açan senin gülün, hergünse benim günüm
gözyaşı insan külüyse, her yakan insan sözü
kıvılcım sözün özüyse, ayrılık yakar gözü
tek gören gönül gözüyse, kelamım gönül sözüm
yalnızlıktan galip çıkmaktır irfan hiç olmadan
irfan çıktığın her seferden dönmek hasret ekmeden
ektiysen de ders almaktır hasret filizlenmeden
ekmediysen gönül almaktır seferin bitmeden

Adsız dedi ki...

inanmazdım :)