butun elleriyle saclarimi rastaya buruyor. butun dudaklariyla opuyor beni ve siliyor goz yaslarimi usulca..
bu illerde zaman yok.. bu illerde aman yok..
11 yorum:
Adsız
dedi ki...
o çok sevdiğin Mevlana hz.lerinin kitabını okumuşsun.bir de hayatını oku nasıl yaşamış onu öğren.böyle ikiyüzlülük sana yakışmıyor.kulluğunu bil ve öyle bir ömür sür.hem inanıp hem de inanmıyormuş gibi yaşamak sana göre değil.gaflet gözlerini kapatmasın.nefsinin süfli arzularına kul olma.
zamanın senden eksilttiklerini mekanın sana kattıklarını an be an hissediyorum fakat seni büyütürken,katlarken bizden esirgiyor ve azaltıyor be kuzum güzel gözlerinin gülüşünü özlediğimi farkettim birden sabah sabah bazı günler belirsiz vakitlerde gözümün önüne gelip duruyorsun seninle selamlaşıyorum ve sonra kayboluyorsun muhakkak o anlar önemli geçişler yaşıyorsun ki canına dost ruhum bunu hissediyordur şimdi neler yapmaktasın acaba bu sabah sabah
Merhaba Gizem, ben Emre Çukurçam, uzun zamandır ortalıkta yoksun merak ettim seni yahu.. Bilgisyaarın içi ağzına kadar dolmuş hatta taşmak üzereydi, bende temizlik yaparken rastladğım dosyaların içinde senin blogun adresini gördüm, uzun zamandır okumadığımı farkedince hemen bir bakayım neler karalamış bizim Giz* dedim :) En son Fas'ta kendini kaybetmiştin bak o zamandan beri yoksun hehe..
Hadi bakalım ben biraz okuyayım sende kendine iyi bak olur mu.. Görüşmek üzere, kal sağlıcakla, kal kocaman sevgiyle ve gezmeye devam et.. Baş baş dostum...
Ey gaflete dalıp ve bu hayatı tatlı görüp ve âhireti unutup dünyaya tâlip bedbaht nefsim! Bilir misin, neye benzersin? Devekuşuna. Avcıyı görür; uçamıyor, başını kuma sokuyor. Tâ avcı onu görmesin. Koca gövdesi dışarıda; avcı görür. Yalnız, o, gözünü kum içinde kapamış; görmez. Ey nefsim! Deme, "Zaman değişmiş, asır başkalaşmış; herkes dünyaya dalmış, hayata perestiş eder, derd-i maîşetle sarhoştur." Çünkü, ölüm değişmiyor; firâk bekâya kalbolup, başkalaşmıyor. Acz-i beşerî, fakr-ı insanî değişmiyor; ziyâdeleşiyor. Beşer yolculuğu kesilmiyor, sürat peydâ ediyor.
Hem deme, "Ben de herkes gibiyim." Çünkü, herkes sana kabir kapısına kadar arkadaşlık eder. Herkesle musîbette beraber olmak demek olan teselli ise, kabrin öbür tarafında pek esassızdır.
"bir derviş şeyhine dedi ki: huzur alemine dair bir nükte söyle. şeyh cevap verdi: uzaklaş!
siz şimdi yüzlerinizi yıkarsanız, ben o vakit bir nükte söyler, ortaya bir sır atarım.
pislikte misk kokusu varmış, ne fayda? sarhoşlara nükte söylemenin ne faydası var?"
canım dost, dediğin kulağıma küpedir. lakin dedim ki ben benim yolum banadır. sizinki size. yazdığımız hiçbirşey altı boş evler gibi değildir ki bir dalga geldiğinde yıkılsın. biz de biliriz neyin ne olduğunu, bizim de tepemizde çiçekler açtı bir sürü, biz de fırtınalara yakalandık..
lakin göz gerek görmeye, dil gerek söylemeye, velhasıl kulak gerek dinlemeye..
sağolasın dediklerin için, ammavelakin ben öyle yorgunum, ve inandıklarım öylesine ters gelecek ki herkese.
bir ağaç görmüştüm ben afrikanın en köşesinde, bütün kökleri dışarıya çıkmıştı..derken bir sürü kuş öttü tepesinde, derken herşey alt üst, firdevs katında göğün aynı ağaç vardı, tezahürü benim önümde..
ben gördüm, ben bildim, bildiğim de gördüğüm de banadır, anlaması, anlamaması size..
11 yorum:
o çok sevdiğin Mevlana hz.lerinin kitabını okumuşsun.bir de hayatını oku nasıl yaşamış onu öğren.böyle ikiyüzlülük sana yakışmıyor.kulluğunu bil ve öyle bir ömür sür.hem inanıp hem de inanmıyormuş gibi yaşamak sana göre değil.gaflet gözlerini kapatmasın.nefsinin süfli arzularına kul olma.
bir dost
zamanın senden eksilttiklerini mekanın sana kattıklarını an be an hissediyorum fakat seni büyütürken,katlarken bizden esirgiyor ve azaltıyor be kuzum
güzel gözlerinin gülüşünü özlediğimi farkettim birden sabah sabah
bazı günler belirsiz vakitlerde gözümün önüne gelip duruyorsun seninle selamlaşıyorum ve sonra kayboluyorsun
muhakkak o anlar önemli geçişler yaşıyorsun ki canına dost ruhum bunu hissediyordur
şimdi neler yapmaktasın acaba bu sabah sabah
neredesin?
merak ettim seni.
bir dost
Merhaba Gizem, ben Emre Çukurçam, uzun zamandır ortalıkta yoksun merak ettim seni yahu.. Bilgisyaarın içi ağzına kadar dolmuş hatta taşmak üzereydi, bende temizlik yaparken rastladğım dosyaların içinde senin blogun adresini gördüm, uzun zamandır okumadığımı farkedince hemen bir bakayım neler karalamış bizim Giz* dedim :) En son Fas'ta kendini kaybetmiştin bak o zamandan beri yoksun hehe..
Hadi bakalım ben biraz okuyayım sende kendine iyi bak olur mu.. Görüşmek üzere, kal sağlıcakla, kal kocaman sevgiyle ve gezmeye devam et.. Baş baş dostum...
ben seni hic tanımıyorum bile ama süpermis :)
bi gittin gelmez oldun gizemim
adsıza katılıyorum. hem inanmak hem de inanmıyormuş gibi yaşamak... sana yakışmıyor dedği gibi.
hem de zor değil mi bu?..
ben gorduklerimi nasıl anlatayım..
butun elbiseleri yırtmısken ve adını bıle bilmediğimiz dostlar hakkımızda maval okurken..
bu vakitten sonrası; inanmacalar, bildiklerimiz kendi işimiz. sizin dininiz size benim dinim bana.
giz.
Ey gaflete dalıp ve bu hayatı tatlı görüp ve âhireti unutup dünyaya tâlip bedbaht nefsim! Bilir misin, neye benzersin? Devekuşuna. Avcıyı görür; uçamıyor, başını kuma sokuyor. Tâ avcı onu görmesin. Koca gövdesi dışarıda; avcı görür. Yalnız, o, gözünü kum içinde kapamış; görmez.
Ey nefsim! Deme, "Zaman değişmiş, asır başkalaşmış; herkes dünyaya dalmış, hayata perestiş eder, derd-i maîşetle sarhoştur." Çünkü, ölüm değişmiyor; firâk bekâya kalbolup, başkalaşmıyor. Acz-i beşerî, fakr-ı insanî değişmiyor; ziyâdeleşiyor. Beşer yolculuğu kesilmiyor, sürat peydâ ediyor.
Hem deme, "Ben de herkes gibiyim." Çünkü, herkes sana kabir kapısına kadar arkadaşlık eder. Herkesle musîbette beraber olmak demek olan teselli ise, kabrin öbür tarafında pek esassızdır.
bir dost
"bir derviş şeyhine dedi ki: huzur alemine dair bir nükte söyle.
şeyh cevap verdi: uzaklaş!
siz şimdi yüzlerinizi yıkarsanız, ben o vakit bir nükte söyler, ortaya bir sır atarım.
pislikte misk kokusu varmış, ne fayda? sarhoşlara nükte söylemenin ne faydası var?"
canım dost, dediğin kulağıma küpedir.
lakin dedim ki ben benim yolum banadır. sizinki size. yazdığımız hiçbirşey altı boş evler gibi değildir ki bir dalga geldiğinde yıkılsın. biz de biliriz neyin ne olduğunu, bizim de tepemizde çiçekler açtı bir sürü, biz de fırtınalara yakalandık..
lakin göz gerek görmeye, dil gerek söylemeye, velhasıl kulak gerek dinlemeye..
sağolasın dediklerin için, ammavelakin ben öyle yorgunum, ve inandıklarım öylesine ters gelecek ki herkese.
bir ağaç görmüştüm ben afrikanın en köşesinde, bütün kökleri dışarıya çıkmıştı..derken bir sürü kuş öttü tepesinde, derken herşey alt üst, firdevs katında göğün aynı ağaç vardı, tezahürü benim önümde..
ben gördüm, ben bildim, bildiğim de gördüğüm de banadır, anlaması, anlamaması size..
tamam kızma.amacım seni üzmek değil elbette.iki cihanda da mutlu olman aksine...
Allah'a emanet ol.
bir dost
Yorum Gönder